
9 Ekim99 Ekim 2009
Seni orada görmemin birinci yıldönümü
Ben hep bu şarkıyı dinlerdim.Sen de dahil kimse anlamazdı.Alıştırdım ben kendimi herşeye böyle yavaş yavaş.Ben ne sen olabilirim ne de bir başkası.Belki hayal ettiğim gibi kalabilseydin, beni kışkırtmasaydın hiçbir şey bu kadar kötü gitmeyecekti.Belki biz yine beraber olacaktık, birbirimize yarın başka bir yerde başka bir güneşe merhaba diyeceğiz diye mesajlar atmaya devam edecektik heyecanla.Mesela ben sana seninle ilgili söyleyemediğim şeyleri söylemeye başlayacaktım.Sabah uyandığımda seni görmekten ne kadar mutlu olduğumu söyleyecektim, sen uyurken seni saatlerce izlediğimi, sabah güneş ışığının gözüne vurmasından muhteşem bir keyif aldığımı, bir kova suyu tependen aşağı devirmeyi, sen yemek yaparken seni izlemeyi sevdiğimi.Söyleyemedim.İster aptallık de ister gurur.
Günlerce aradığımız filmleri izlemeyi özledim seninle.Pamuk prensesin hikayesini kara köpekler havlarkenmiş filmin adı diye heyecanla birbirimize anlatmamızı hatırlıyorum.Yanlış şeyi araştırdığımızı öğrenince çok gülmüştüm.Bir akşam üstü yalvarmıştım sana yürüyüşe çıkalım diye.Kampüse yürümeye gitmiştik.İleride bir gölet varmış biliyor musun diye sürüklemiştim seni de.O an annemle babam yerime koymuştum senle beni.Mutlu olmuştum işte.Seninle ilgili bu kadar basit birşey bile beni mutlu etmeye yetiyordu.
Bu yazıyı yazmamak için çok tuttum kendimi biliyor musun? Aslında dosyalarımın içinde bunun benzeri olan onlarca yazı var.Ama kendime bile itiraf edemedim.Yazdım, sanki yazınca seninle özlem gidermişim gibi sildim.Asla değmediğini, değmeyeceğini biliyorum.Şuan bunları yazıyor olmak kendimce bir yenilgi benim için.Ben o şehri seninle sevmiştim.Şimdi nerde o şehrimizin ismini duysam tüylerim diken diken oluyor.Kaçabildiğim kadar uzağa kaçıyorum.Takvim şarkısını ne zaman dinlesem, o şarkıyı bana dinlettiğin yol aklıma geliyor.Anlattıkların aklıma geliyor.Ben seni özledikçe onu dinliyorum.
Sanki kemiklerimi kırıyorlar, tenime iğneler saplıyorlar, beynim yerinden çıkacak gibi oluyor.
Tenim kokunu unutmaya başladı biliyor musun? Ve ben çok özledim.Kelepçeyi hiç çıkarmıyorum hala.Neden diye sorma.Sen görmesen de bilmesen de o hep boynumda.Fatmagülün suçu neyi izlemiyorum..Ordaki çocuğu görünce sen karşımdaymışsın gibi oluyor.Sanki benimle konuşuyormuşsun gibi hissediyorum.Beraber dinlediğimiz şarkıları hiç dinlemiyorum.Seni hatırlamamak için. Kafamı dağıtmaya çalışıyorum sürekli..Köpek gibi özledim herşeyi, dinlediğim her şarkıda seni hatırlıyorum, gördüğüm her yüzü sana benzetiyorum, parmakları uzun ve renkli gözlü insanlarla konuşmuyorum hiç seni hatırlamamak için, makarna yemiyorum domatesli kaşarlı... Her defasında hayatımı bombok etmene alışmaya çalışıyorum.Arada rüyalarıma girmene alışıyorum.
Bazen ses tonunu hatırlamak istiyorum.Sonra bir ürperti geliyor içime.Senin o an başka bir tende demleniyor olduğunu düşünmek, önce canımı yakıyor,böyle içimde bir şey cız ediyor, sonra o düşünce normal gelmeye başlıyor, sonra aptallığıma yanıyorum, ilişkinizi yiyim sizin diyorum kendi kendime, geçiyor.Sonra seni düşünmeye korkuyorum, bana hırsızlık hissi yaşatıyor.Başka hayatların kahramanı diyorum, susuyorum.Tanımadığım numaralardan gelen msjlara cevap veriyorum sen olduğunu bilerek.NE yaptığımı hiç tanımadığım birine anlatıyorum, sorulanlara cevap veriyorum.Ama hep güçlü görünmeye çalışıyorum.
Çok kızıyorum kendime, sana.Hiçbir şeyin yasını tutamamış birine nasıl değer verdin diye kızıyorum.En azından bekleseydin, seni kötü hatırlamasaydım diyorum.Kendi kendime.Niye gözümde bu kadar küçülmek için çaba sarf ettin ki.Her zamanki yaptığın şeyleri yaptın.Herşeyi bu kadar basite indirgemene alışamadım.Ben kimseye bakamadım, hiçbir şey yapamadım, eğlenmeye çalıştım, olmadı.Gece yastığa başımı koyduğumda, gözlerimi kapamaya korktum hep.Kimi sabahlar seninle uyandım sandım.Aptal liseli kızlar gibi ağlayıp iki demet bir serdar şarkısıyla ayağa kalktım.
Ben herşeyi açıkça yazamıyorum yine.Gururumu atamadım hala çöpe.Sen şimdi karşımda olsaydın açıkça söyle anlamıyorum diyecektin ben de utanıyorum diyecektim sen söyle diye ısrar edecektin ve biz kavga edecektik.
Şimdi ben yine söyleyemiyorum, sen de anlamıyorsun, senden utanıyorum söyleyemiyorum,kavga ediyoruz ya sil bunların hepsini aklından şimdi.Sen duymak istiyorsun, ben utanarak da olsa söylüyorum.Saklamadan,utanmadan,o an hissettiğim gibi.Mutlu bir son yazıyorum bu kez.
***
Şimdi sen her ne kadar bunları okuyamasan da ben okumuşsun gibi yapacağım.Sana en sevdiğim serdar şarkısını yollayacağım.Seninle ilgili yazdığım ilk ve son yazı olacak bu.Belki de ancak böyle huzur bulacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder