14.10.10



***


Soğuğun içime işleyişini savunmasızca izliyorum.üzerime giydiğim ceketin düğmelerini iliklemeye gücüm yok.İnsanların sonbaharı selamlayışını izliyorum uzaktan.Yağmur çiselemeye başlıyor, hafiften esen rüzgarın etkisiyle pırasa saçlarım oradan oraya uçuşuyor.Yağmuz hızlandıkça kulağımdaki müzik de şekil değiştiriyor sanki.Hızlanıyor bir anda herşey.Şarkı, insanların yürüyüşleri, sigaramın ucundaki kıvılcım izmarite dayanmış söndür beni diye pat pat pat beynimi yumrukluyor sanki.
'Tamam istemiyorsun, anladım.' demişti.'Nefesini nefesimde hissetmenin verdiği mutluluğu hiçbir zaman veremeyecek olsa da, en azından aynı havayı soluyacağız seninle.' Anlamadım tabi ki.O anı hissetmem lazım anlamam için, etkilenmem için.Çok seviyorsam sakız hediye etse havalara uçarım, ama hissedemiyorsam yok olmuyor.Çok mükemmel şeyler yapsa bile olmuyor.O gün anlamamıştım ama şimdi anlıyorum.Burada, tepeden izlediğim şehirde, yaşadığım herşeyi düşünerek, yanımdakini gözlerimin önünde yok oluşunu izleyerek, hiçbir şey yapamayarak, güçlü görünmeye çalışarak, taşlaştırarak herşeyi.Anlıyorum o gün bana ne demek istediğini.Bir başka masalda başka bir kahraman için evet anlıyorum şuan.Belki elimi tutacak cesareti gösterip bu anı iki kişi yaşayabilseydik eğer beraber girseydik mevsimimize belki bu kadar koymazdı hiçbirşey.Belki teni günaha bürünmeden gelseydi, teni hep ben koksaydım, benden sonrası sadece bana ait olabilseydi, belki . . .
Yanıma biri yaklaşıyor.Yağmur dindi.Merhaba diyor sakince.Dönüp gülümsüyorum.Belki...Belki de buldun beni.Kulağımda sevdiğim bir şarkı beraber dinlediğimiz.


***

If we could take the time
to lay it on the line
I could rest my head
Just knowin' that you were mine
All mine
So if you want to love me
Then darlin' don't refrain
Or I'll just end up walkin'
In the cold November rain
Do you need some time...on your own
Do you need some time...all alone
Everybody needs some time...on their own
Don't you know you need some time...all alone
I know it's hard to keep an open heart
When even friends seem out to harm you
But if you could heal a broken heart
Wouldn't time be out to charm you.

***

Belki de daha zamanımız dolmamıştır bu kitapta.Belki de cesaret edebilirsek, herşey bambaşka olur.Arınabilirsek bu yağmurlarda.Ya da çok fazla hayal kuruyorumdur.Öyle mi dersin?

Hiç yorum yok: