21.11.10



Ben siyasi şeyler yazmaktan paylaşmak pek hoşlanmam.Çünkü ne burası siyaset meydanı ne de ben konu hakkında konuşabilecek kadar mükemmel bir bilgiye sahibim.Ama en azından biri konuşurken mal gibi bakan ya da daha hiç karşı tarafı dinlemeden 'Aaa kesinlikle hayır,asla böyle birşey olamaz.' diye çığrınan tiplerden de değilim.En azından o söylenen fikri de düşünmeye çalışırım.
Bugün Ahmet Kaya şarkılarını açtım, bir yandan da makyaj yapıyorum, arada şarkıdan gözlerim yaşarıyor, siliyorum baştan boyuyorum kendimi falan.Şimdi giriş çok ciddi olunca kasıntı yazılar beklemeyin.Ben pek ciddi yazama arada kıkırdarım.
Arka arkaya 2-3 şarkı dinledik.
Babam konuşmaya başladı.Bu adam çok iyi ama kendini bitirmeyecekti, yanlış yerlere yardım yapmayacktı, sanki hissetmiş de yazmış vs...
Ben fikirlerimi söyledim,bana gözlerini pörtleterek bir aktı ama he zaman olduğu gibi asla değiştirmeye çalışmadı.
Annemle babam çok ayrı dünyaların insanları.Babam olabildiğine hatta bazen aşırı doğal olan bir halk insanı, annemse kraliyet ailesinin son prensesi edasıyla babamı değiştirmeye çalışan first lady, bizim ev de bu kültür çatışmasının yaşandığı bir savaş ortamı.Bu zıtlıklara bakarak düşüncelerin tek bir yönde gelişmiyor,hem o tarafı düşünüyorsun hem bu tarafı.Olaylara çoğu zaman çok farklı bir açıdan bakıp dönüp kendi kendine ohaa ne alaka ne demişim dediğin bile oluyor.O kadar çok yer gezdim, o kadar çok insan gördümki şu memlekette yeri geldi bu kadarı olmaz dedim,yeri geldi fazla at görüşlü insanlar gördüm,anladımki kimse kimseyi ne değiştirebiliyor ne de hayatına müdahale edebiliyor.Herkes kendi kaderini yaşıyor, hatta bazen yapmam asla dediğin şeyleri farkında olmadan yapıyorsun bir şekilde. Ben şarkıları değiştirdikçe konuşmanın harareti arttı.Bunu niye yazıyorum peki ne tepki çekmek amacım ne de düşünceleri değiştirmek sadece böyle de olabilirdi demek için.Babam, benim bebekliğimde narkotikte çalışırken Diyarbakır'a bir militanı götürdükleri esnada malum grup yollarına mayın döşeyip, babamlar da 15 gün rehin alınınca resmen tiksinmiş.Bu nedenle düşüncelerini değiştirmek söz konusu değil,ama en azından empati kurmasını sağlayabilirim dedim yok olmadı.
Şırnak'ta köyün birinde doğan bir kız çocuğuyum.Devlet terörden dolayı yeterince yardım yapamıyor yada bilerek yapmıyor,yaşıtlarım ailesiyle tv izleyip oyun oynarken ben her gece ışıkları kapatıp oturuyorum, ben her gece korkuyla uyuyorum ışıkları kapatıp oturmanın nedenini anlamaya çalışıyorum ufacık aklımla.Ben her gece bomba sesleriyle uyuyorum,sabahları köyün ortasına yığılmış ölü insanlar görüyorum her yerleri kan olmuş,bazen içlerinden akrabalarım da çıkıyor, devlet diye güvendiğim asker amcalar köye gelip gidiyor ama hiçbir şeye  çözüm bulamıyor,ben okula bile gidemiyorum korkudan, en önemlisi çocukluğumu yaşayamıyorum.Peki ben nasıl bana farklı vaatler veren insanları dinlemeyeyim, ben nasıl düşman olmayayım,ben nasıl seveyim devleti? 

Ben nasıl çıkmayayım ...(?)

...

...

Hiç yorum yok: