28.8.10



Hayatta en çok korktuğum şey: Çok sevdiğim birinden bir gün soğuyabileceğim düşüncesi.Ona baktığımda hiçbir şey hissedememe korkusu, birbirine yabancılaşmak.Sevdiğim birinin bir gün o halde olacağı düşüncesi beni üzüyor bazen.neyse.
Acaba Demet gibi küllerimden doğabilir miyim? Yoksa 'Kimler kimler yuva kuruyor ben mi kuramıyorum?' diye ilk gördüğüm kişiyle mi evlenmeliyim.Ama lanet olsun ya.Ya da Necip Fazıl'ın yolundan mı gitmeliyim?


Necip Fazıl çok fazla sigara içer.
Bir gün bir öğrencisi ona gelir ve der ki:
-"
Hocam bugün bir rüya gördüm bütün bitkiler Allah'a secde ediyordu, bir tek tütün etmiyordu."
Üstad cevabı yapıştırır:
-"Getirin o kafiri yakalım..."



***




Kafam darmadağın durumda.Tüm planlarım alt üst oldu son birkaç günde.Şimdi ne bok yiyeceğim acaba?Bir sene daha aynı sorunlar.


Herkes mi dengesiz olur hayatta?Tamam ben de dahil.Birini ararsın, telefonu açar, ''ahaha, nbr, işler nasıl, nerdesin,hmm iyi aa telim çalıyor kapatmalıyım.''Şılappp diye kapanır telefon.Ne büyük bir saygısızlık,umursamazlık,kırmaya çalışma.Haklı çıkıyorum ama ben hep.Yabancılaşma evresi böyle bir şey olsa gerek.

Sonbahar geliyor.En çok sevdiğim mevsim ve genelde hep tek girerim bu aylara.Sans mı kader mi ama zaten çift de çekilmez bu aylar.Oturup 'My sassy girL' ü, ' Başka dilde aşk'ı sevgilinle izleyemezsin,tadı kalmaz.Cem Adrian şarkılarını kendini sigaraya ve alkole vurarak dinlemek gerek.İçip içip kusmak falan.

'Tek istediğim battaniyenin altında film çekebileceğim değil, film izleyebileceğim bir adamdı.' Huzurlu sabahlar, müthiş hazırlanan kahvaltılar, bir köpek bir de bebek falan.Eşim diyebileceğim bir adam, hayatımın anlamı, yaşam sebebim, huzurum, mutluluğum..Ama n'oldu? Sen herşeyi bombok ettin.Sıçtın sıvıyorsun.Ben ölmüş olsam ya bir süre senin için.Madem hayatımda kalmayı başaramadın, 'biz' olmayı kaldıramadın, hayallerimin içine ettin, hiç değilse hayatımdan çıkmayı bil.Ya da ...

***


Ama dur.Hani hayatına birini sokuyordun.E ne bu şimdi aramalar? Benim yaşadıklarımı bir başka saf daha yaşasın, sonra biz bu safdirikler olarak facede grup falan açalım nasıl fikir?

***

Bu arada şuan yazmakta olduğum paragrafı sanırım üçüncü yazışım, çünkü her beş dakikada bir Ekranda bir uyarı görüntüleniyor.''Huhuuuu sevgili bayan.Bugün yeterince saçmaladınız zaten.Bence sesini kesin de ya da biz bu sayfayı 'chrome' kitlendi ayağıyla kapatalım.'' Yemedim yemeyeceğim de ama malesef pat diye kapanıyor.Tamam yazmayacağım.Küsüyorum bugünlük ve kabuğuma çekiliyorum yine.

***

Bu arada hala buraya alışamadım.Her ıslık sesinde sanki beni dışarıdan çağırıyorlarmış gibi irkiliyorum, üzerimi falan düzeltiyorum.Garip bir durumdayım.Kimseyle konuşmak gelmiyor içimden ailemle bile.Sadece yazı yazmak istiyorum.Böyle saçma sapan şeyler yazayım ama kimseyle konuşmamayayım.İnsanların gözünün içine bakamıyorum, gözlerim doluyor.Bugün ilk defa dışarı çıktım (gündüz).Sanırım ben yürümeyi de unutmuşum.Konuşurken sesim titriyor.Ağır depresyonun eşiğinde olabilirim ya da içimdeki narsist kadının yıkımı tüm fizyolojimi psikolojimi etkilemiş de olabilir.Bilemiyorum.

***

Şimdi bugünlerdeki salaklığım üzerine tereyağı sürüp yicem.Tatlı rüyalar bana.


1 yorum:

Adsız dedi ki...

çok sevdiğin insandan birgün soğumak evet benimde hep aklımı kurcalayan soruydu bu zamanında.aslında korkmakta haklısında sürekli aynı insan sürekli ayni şeyler aynı yemeği bir ömür yemek gibi birşey bu..ama gün geçtikçe anlıyosunki o yemek hergün yediğim yemek değilde onsuz yapamadıgım her yedıgımde farklı bı tat aldıgım bağımlısı olduğum ve damarlarımda dolaşan kan gibi ona ihtiyacım olduğunu hissedeceksin..
neden hep bardağa boş tarafından bakmayı tercih ediyosun anlayamadm bikere de olsa dolu tarafını dene.dolu tarafı yok mu diosun olmalı ama bu tamamen senin elinde.çok karamsarsın ve hayatı planların çerçevesinde yaşamak istiyosun böle olsaydı yaşamın zevki neeresinde olcaktı....herşey istediğn gibi hiçbir sürpriz hiçbir değişiklik yok tam da senin aradığın kurguladıgın hayat.bence bu çok sıradan oysaki hayat sana iyi de olsa kötüde olsa yeni birşeyler çıkarıyo ve senin bu sürprizler karşısında nasıl hareket edip ne gibi bir sonuca ulaşacağını sorguluyor.kısacası senin durağan olan hayatına renk verio bir nevi.tamam planlı yaşamak istemekte haklısın herkes bunu ister ama kimsenin isteği gerçekleşmez malesef o yüzden hayatı akışına bırakmalısın.sana polyannacılık oynayıp küçük şeylerle büyük mutluluklar yaşa demiyorum ama hiç olmazsa onlardan biraz olsun zevk al ve tadını çıkarmaya bak.
yürümeyide unutmuşum diyosun.o zaman yeni doğan bir çocuk gibi önce emeklicek sora yürümeyi öğreneceksin.geçmişle yaşamayı unutmalısın.hayat senin için yeni başlıo ve emin olki birçok sürpriz ve mutluluk seni beklio senin sadece yapman gereken hayatı akışına bırakıp kendine bir şans daha vermen.....