
Çok kavga ediyorduk.Daha doğrusu o beni bileklerimden tutup yatağa ya da duvara yapıştırıp bağırıyordu.Bu yüzden bileklerim hep mordu, başım hep ağrıyordu.Her şeyin bir bedeli var.Bazen düşünüyordum.Gül gibi geçinip gidenler de var ama onlar bizim gibi eğlenceli bir şekilde barışabiliyorlar mıydı?Belki her şeyi vazgeçilmez kılan buydu.Garip saçma bir şekilde barışıyorlar hepsi.Ruhları ölüyor zamanla.Kafaya fazla takmamalı.Hepsi basit bir oyun.Zaten benim bu hayatta hiç kaybım olmadı.Ama işte bazen yoruluyor insan.Beni daha mutlu edebilecek birini bulana kadar mecburen demek ki bu?
''Benimle olduğun için şükretmelisin.'' demişti.Gülmüştüm.Lacivert bir eşofman altı, kırmızı kareli biraz klasik bir gömlek, bordo converse benzeri ayakkabılar, bozuk bakımsız dişler.''Evet çok haklısın'' demiştim.Şanslı kız yaptım kendimi bir an.O anlık hediye verdim kendime o komik anı.Şimdi düşününce gülebilmek için.Armani'den pantolon aldım, Dİscorium'da kusana kadar içtik, 'bir gün de beraber gidelim' dedi.'Tamam' dedim, kendi yediği yemeğin parasını bile ödeyemeyen sonradan görme adama.Evet, gideriz.Sen karsıyı aptal yerine koymaktan vazgeçince, ben de bunu senin yüzüne vurunca.Ben de kalan Armani gözlüğü atmayı düşünüyorum şimdi.Ödeyemediğin ama havasını attığın yemeklerin anısına.Benim paramla hava atan aciz.Ne komik.
Bazen garip geliyor yaşadıklarım.Acaba karanlık çökünce herkes evine çekilip kapısını kapatınca yalnızlık korkusu mu sarıyor bedenimi.Ya tek yaşlanırsam diyorum.Saçma bir korku değil mi?Sadece bir korku uğruna da katlanılmaz bir adama tek taraflı tavizler vermek saçma geliyor.Kalırsam kalayım .Bir 'golden' alır, onla yaşlanırım.Çok erken bunları düşünmek.Ama okul bitiyor herkes gidiyor ya,depresif günlerin eşiğinde hissediyor insan kendini.
Gündelik hayatta tahammül edemeyeceğin insanları yanında gezdiriyorsun.Varmak istedikleri yolun sonundaki melek yüzlü prensessin aslında.Anne şefkatiyle onlara sımsıkı sarılabilecek tek kişi.O nedenle fazla taviz bekliyorlar belki de.Hep yaparlar,rahattırlar.Ama sen.'senin öyle bir lüksün yok tatlım.'Var mı böyle bir dünya?Ben orada doğmak istiyorum.Yine, yeniden,sil baştan.
(Bir ses duyuyorum bu arada.Bir şey kutlanıyor yine.Havai fişekler patlıyor.Damat pinti anlaşılan hemen bitti.)
Ne diyordum.Çok kavga ediyorduk en son.Beni yalancılıkla suçlamaıştı ki hayatında tanıyabileceği en dürüst insana.Babam bir gün morali bozuk bir şekilde 'insanın başına ne geliyorsa fazla dürüstlükten geliyor, ama doğrusu da bu.' demişti.Bilgiç küçük bir kız edasıyla 'ama baba her doğru her yerde söylenmez ki.' demiştim.Haklıydı, haklıydım.Ortasını bulamamıştım ama.
'Niye bana yalan söyledin?' dedi.Ben yalan söylemem ki.O an doğrusunu da söylemedim.'Söylediğin yalanlara say.' dedim.Attığın onlarca palavraya.'Ben sana yalan söylemedim hiç.''Evet biliyorum sam hiç söylemedin.'Bunları söylerken gözlerini bile kaçırmıyorsan, gülmüyorsan,kızarmıyorsan o yalan değil zaten, senin doğruların olmuş yalanların.Söyleyemedim bunları.Hattımı aldı.'Sana öyle bir pislik yapacağım ki çıkamayacaksın dışarı.'Biliyorum yaparsın.Bok çukuruna batmış durumdasın çünkü, içeri çekebileceğin birilerini arıyorsun.Çok umrumda dedim.Hayatta söylemekten en çok korktuğum cümle buydu: Kaybedecek bir şeyim yok.Söylediğin yalanlara zamanla kendin de inandığın için,zamanla doğrularının yerini aldığı için yalanlarının, sorun yok.
Eşyalarını topladı yine.'Ben gidiyorum.Yüzümü görmeyeceksin asla.Arama beni.' 'Sktir git.' dedim.Sanki hep ben arıyormuşum gibi.'BEnim gibi birini bulduğunda beni de tanıştırır mısın?''Senin gibi çok bulurum.'Nolur bul.'Hayallerin güzel, inanması zevkli.'Kalanlar varsa kargo yaparsın.''Ne kaldıysa al yorma beni.''çok susadım.''Zıkkım iç.O suyu bile hak etmiyorsun'Şişeyi kafasına fırlttım.Bunları yakın arkadaşıma söylediğimde öyle bir ..... hayal edemiyorum sen olmazsın dedi.Beni bile çıldırtabilen biri düşünebiliyor musun hayatta?
Malesef.Hayatımın en güzel sonbaharı olacak bu sene.Yine.Ben şarkılarımı söyleyeceğim banyoda bağıra çağıra.Bu kez annem bağıracak.'kızım bana söylemiyorsun banyoda komşulara konser veriyorsun.' Tek fark bu olacak.Yaz bitiyor.Bak.Ezan sesleri, kilise çanları yükseliyor gökyüzüne.Zamanı geldi kendine dönmenin.Zaman kaybı değil.HEr yaptığın iyiliğin mutlaka bir karşılığı var.Doğru zamanı beklemedeyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder