Mutlu Yıllar.
29.10.10
28.10.10
Hayatı IskalaMa Lüksün Yok Senin
***
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı
neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu
yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
"Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur
aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak"
yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken
de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı
neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu
yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
"Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur
aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak"
yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken
de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
***
Demiş şair.Bana her seferinde iyiki yapmışım demek çok koyuyor ama bu saçmalığın bile farkında değilsin.Ben yolumu çizdim.Boşa geçirecek zamanım yok.İstediğim sadece bir aile.Bunu yapacak biri olmadığı için karşımda değiştirdim sayfayı.Herşey farklı, temiz bir şekilde başladı.Beni hiç tanımamışsın, hem de hiç.İnadımı bilmiyorsun,ölsen dönüp bakmayacğımı bilmiyorsun, istediğim anda istediğim şeye dönüşebileceğimi bilmiyorsun.Hiç bitmeyecek gibi sevdiğimi,hiç sevmemiş gibi gidebileceğimi bilmiyorsun.Bana beni sevdiğini adam gibi söyleyemeyecek, yaptığı hatayı evet yaptım diye sahiplenmeyecek, bana güven vermeyen her daim yanımda olacağını hissettirmeyen, benim için herşeyi yapmayı göze alamayacak kadar aciz bir adama bakmam ben.İki gün sonra beni de inkar eder, sallamaz diye.Şimdiye kadar da hiç yanılmadım.
Artık problem istemiyorum hayatımda.Huzur istiyorum,yaşamayı hak ettiğim şeyleri yaşamak istiyorum,ben yolun sonuna huzurla gitmek istiyorum.
Bugünün şarkısı da bu olsun.
26.10.10
Filler Güzeldir Aslında, Şans Getirir
Bugün bir kez daha anladım.Ben deniz kokusu olmayan bir yerde yaşayamam.Sabah uyandığımda o maviliği görmem gerek, martıların sesini duymam gerek, dalgaların sahili yalayışını hissetmem gerek.Bugün tekrar anladım ki benim bu anı tek başıma yaşamam gerek.Birinin uçuşan eteğimi toplaması gerek, saçlarımı okşaması, üşüyeceğimi benden önce hissetmesi.Sabahları çayımı, esen melteme ve maviliğe karşı beraber içmem gerek.Benimle Sealife'a kadar koşması gerek.Pazar sabahları gazetenin magazin eki için kavga etmem gerek, ben gazetemi okurken rüzgarla uçuşan gazeteleri toplaması gerek.Bana nem gerek, bana nemi alacak başka bir nefes gerek.Bir tutam huzur gerek.Zeytin ağaçlarının arasında sabahlamak gerek.Yaşamak için başka birinin mutluluğunu düşünmek gerek.Rakı balık yapmak gerek.Yaşamak gerek,sadece nefes almak değil, heyecandan koşturmacadan nefes alamamak gerek.
Aslında bugünün şarkısı Koop Koop Island Blues olmalıydı.Ancak ben geçen gün dayanamayıp paylaştım.O nedenle bugünün parçası bu olsun.
'Yalnızlık, en mutlu anında gülümseyip fotoğrafını çektirebilecek birinin olmamasıdır.'
Eğer bu fotoyu çektiysem bugün ...
Sevgiler.
24.10.10
20.10.10
19.10.10
18.10.10
Gucum yok artık demıstın.Ugrasamam kımseyle demıstın.Sonra ne yaptın kendını bır yabancının kollarına attın, mutluluk resımlerı cızdın ve ben gordum.Hıcbırsey canımı yakmadı da sen bızı nasıl bıtırdın,ne degıstı hayatında son bır ayda.Nasıl tuttun yabancı bır elı, hıc mı canın yanmadı sevgılım,hıc mı gozun aramadı bızı? Yoksun dıyemıdıe benım dunyamda gunler gecıp gıtmıyor,senın mevsımlerın ne hızlı degısıyormus meger.En zor durumdayken senden medet umarken vermedın ya destek, benı ıstemedıgım bırıne donusturdun.Sımdı nasıl boyle olabılırsın, nası dedıgımı yapmazsın,nasıl soylemezsın dıyorsun? 'Sen yoktun ben yalnız kalmayı ogrendım........Yoksaymayı ben senden ogrendım.' Degısıyorum dedım dınlemedın.Yabancılasırsam asla donup arkama bakmam dedım, yıne sallamadın.Sen nasıl dokundun baska bır tene sevgılı? Yanmadan,yakmadan,aglamadan...Ben o evın onunden gecemıyorum artık,gezıyorum ordan oraya ne yaptıgımı bılmeden,ıncınıyorum her seferınde, her dusundugumde.Bulunmadı dı mı ıhanetın ılacı daha? Bır baskasını severken gunaha bulanmak....Ne hazın son? Senın gıbı bırını nasıl olur da sevebılırım?Sen benım sevgımı hak edıyor musun acaba dıyorum. Bıldıgım tek sey var.Ben senı de atlattım be sewgılı. Anladımkı hayat gecıyor ve ben nasıl oluyorsa her gun daha guclenıyorum.Bu oyunda herkesı yenerım dıyordun ya aklıma o gece kavga ederken balkondan bagıran adamdan nasıl kactıgın aklıma geldı.Benı bırakıp hanı ortadan kayboldugun,nasıL guldum nasıl guldum....Meger ben SENden daha cesurmusum be,kacıp gıtmeyecek kadar cesur,senı sewerken arkamı donup gıdecek kadar cesur, ben senden senı bana bagımlı olmandan daha bagımlıymısım be sevgılı.En basıt olayda bıle kacıp gıden ..Ah be sevgılı.Sen benım kalbımı kıra kıra lınc ettın.NaSı benı kaybetmeyı goze aldın sen?
17.10.10
Maillerime baktıktan sonra ekranımda bir anket belirdi.Hangı Yesılcam karakterısınız? Ben olsam olsam gururu ıcın cocugu tarafından olmus olarak bılınmeyı goze alan Hulya Kocyıgıt olurdum herhalde.Aklıma o meshur sarkı sozlerı geldı bıan.'Sevılırken bılmedın mı, ben soylerken gulmedın mı....'dıye gıdıyor ıste.Cok yorgunum bugun.Hemen uyumak ıstıyorum.
15.10.10
14.10.10

***
Soğuğun içime işleyişini savunmasızca izliyorum.üzerime giydiğim ceketin düğmelerini iliklemeye gücüm yok.İnsanların sonbaharı selamlayışını izliyorum uzaktan.Yağmur çiselemeye başlıyor, hafiften esen rüzgarın etkisiyle pırasa saçlarım oradan oraya uçuşuyor.Yağmuz hızlandıkça kulağımdaki müzik de şekil değiştiriyor sanki.Hızlanıyor bir anda herşey.Şarkı, insanların yürüyüşleri, sigaramın ucundaki kıvılcım izmarite dayanmış söndür beni diye pat pat pat beynimi yumrukluyor sanki.
'Tamam istemiyorsun, anladım.' demişti.'Nefesini nefesimde hissetmenin verdiği mutluluğu hiçbir zaman veremeyecek olsa da, en azından aynı havayı soluyacağız seninle.' Anlamadım tabi ki.O anı hissetmem lazım anlamam için, etkilenmem için.Çok seviyorsam sakız hediye etse havalara uçarım, ama hissedemiyorsam yok olmuyor.Çok mükemmel şeyler yapsa bile olmuyor.O gün anlamamıştım ama şimdi anlıyorum.Burada, tepeden izlediğim şehirde, yaşadığım herşeyi düşünerek, yanımdakini gözlerimin önünde yok oluşunu izleyerek, hiçbir şey yapamayarak, güçlü görünmeye çalışarak, taşlaştırarak herşeyi.Anlıyorum o gün bana ne demek istediğini.Bir başka masalda başka bir kahraman için evet anlıyorum şuan.Belki elimi tutacak cesareti gösterip bu anı iki kişi yaşayabilseydik eğer beraber girseydik mevsimimize belki bu kadar koymazdı hiçbirşey.Belki teni günaha bürünmeden gelseydi, teni hep ben koksaydım, benden sonrası sadece bana ait olabilseydi, belki . . .
Yanıma biri yaklaşıyor.Yağmur dindi.Merhaba diyor sakince.Dönüp gülümsüyorum.Belki...Belki de buldun beni.Kulağımda sevdiğim bir şarkı beraber dinlediğimiz.
If we could take the time
to lay it on the line
I could rest my head
Just knowin' that you were mine
All mine
So if you want to love me
Then darlin' don't refrain
Or I'll just end up walkin'
In the cold November rain
Do you need some time...on your own
Do you need some time...all alone
Everybody needs some time...on their own
Don't you know you need some time...all alone
I know it's hard to keep an open heart
When even friends seem out to harm you
But if you could heal a broken heart
Wouldn't time be out to charm you.
***
Belki de daha zamanımız dolmamıştır bu kitapta.Belki de cesaret edebilirsek, herşey bambaşka olur.Arınabilirsek bu yağmurlarda.Ya da çok fazla hayal kuruyorumdur.Öyle mi dersin?
ALT TARAFI KASLARIMI AL DEDIM.NE VAR BUNDA.YOLDU RESMEN BENI.KIRPIKLERIMI HIZLI HIZLI ACIP KAPATAMIYORUM.COK CANIM YANIYOR.ARTIK KESINLIKLE EMINIM BUNLARIN BANA GAREZI VAR.MANIKUR YAPARKEN DE TUM PARMAKLARIMI KANATIP, BOKU BENIM USTUME ATMISTI: COK GECIKTIN MERVECIM ONDAN BOYLE OLDU.EVET CANIM G.TUMU BUYUTMEKLE MESGULDUM YA.KUAFORLERE KARSI BIR ANTIPATI OLUSTU ARTIK BENDE.SACLARIMI BOYAYALIM KENDI RENGINE DEDIM;DIPLERI KIZIL,ORTALARI KAHVE,UCLARI KARAMEL OLDU.BIDE USTUNE SANKI OZELLIKLE GOLGE YAPMISIZ GIBI OLDU DIMI DEMESIN MI?KENDIMI MI DUVARLARA VURAYIM, ADAMI MI?BUGUNLERDE SACLARINI KESELIM DIYE DOLANIYOR ORTALARDA.YOK CANIM IYIYIM BOYLE. ODAMIN YANINDAKI ODADA KIM KALIYOR BILMIYORUM AMA MASALLAH COK HAREKETLI .DUVARA YAPISIP YATIYOR RESMEN,HER DONUSUNDE ODAMDA GARIP SESLER DOLANIYOR.BU TELEFONUN BANA GAREZI VAR.RESMEN ORHUN ANITI GIBI OLDU,YAZIYA BAK.KUCUK HARFLE YAZDIRMIYOR APTAL.SAAT GEC OLDU SAYGILAR.
13.10.10

***
Bugünlerde çok dinliyorum bunları.
Hayat bir taraftan bana umut ışıkları savururken bir yandan da herşeyi yüzüme tokat gibi çarpmak zorunda mı?
Bazen puccanın yazdıklarını okuduktan sonra acaba aynı adamla mı çıktık demekten kendimi alamıyorum.Bir yandan gülüp bir yandan hayret ediyorum.Aa bak gördün mü ona da böyle olmuş diye.
13 Ekim 2010
Bu bugünün şarkısı olsun.
Soğuk hava tüylerimi diken diken ediyor.Her zaman gittiğim cafe şuan kendini ıssız bir terasa bıraktı.Müzik dinleyip,sigara içiyor,şehrin hayatımı nasıl da bir anda avuçlarına aldığını düşünüyorum.Sigaraya yeniden başladım.Sırf o şehir manzarasını tek başıma izlememek için.
İnsan kendini en kalabalık şehirlerde bile yalnız hisseder mi?Ne kimseyi arayasım var ne de kimseyle konuşasım var.İnsan ailesini bile özlemez mi?İçimden gelmiyor.Tek başıma kalmak istiyorum bir odada.Hiç kimse olmasın.
İnsanın canı yanar mı hep, kendini korumaya çalıştıkça.İnanmıyorum hiçkimseye, hiçbirşeye.
Bazen çok fena kırolaşıyorum bu arada.D.. hep dalga geçiyor.Olsun ben böyle de çok mutluyum.Kıro olmak bir sanattır diye hava bile yapıyorum.
Bugün çok işim var.Yarın da, sonraki günde.Ararsanız ben yine o terasta izliyor olacağım; kaybedilen geleceği ve kirletilen geçmişi.
12.10.10
10.10.10

Ölüm tüylerimi diken diken ediyor, ama sadece mezarlıkta.Öyle arada gelen açlık krizleri gibi anlık oluyor.
Ben bunu bugünlerde çok yaşıyorum sanırım.Böyle anlık üzülüyorum, anlık seviniyorum, anlık acıkıyorum,sonra geçiyor falan.Bugün bombokum nedense.Şimdi sen okuyan diyeceksin ki hep öylesin zaten.Tamam da bugün işte diğerlerinin çok katı kadarım.Cenazeler hem bana göre, hem değil.O garip sessizlik tüylerimi diken diken ediyor esen rüzgarın etkisiyle.
Bugünlük az saçmalayacağım sevgili günlük.Duygusalım çok.Ya kafama takıldı.Ben burayı bırakmıyorum nedense.Geçmişi baya geçmiş ondan mıdır nedir?Çöplük gibi olacak yakında burası.Zaten ben eski olan hiçbirşeyimi de atmaya kıyamam.Hastalıkmış galiba bu.Aman.Neyse.İşte bu kadar.Masal anlatmıyorum ama söylüyorum bak.Bu da iyi uykular şarkım
2.10.10
Hafifliğe yorma sakın, karanlık gecenin açığa vurduğu çaresizliğimi...

9 Ekim99 Ekim 2009
Seni orada görmemin birinci yıldönümü
Ben hep bu şarkıyı dinlerdim.Sen de dahil kimse anlamazdı.Alıştırdım ben kendimi herşeye böyle yavaş yavaş.Ben ne sen olabilirim ne de bir başkası.Belki hayal ettiğim gibi kalabilseydin, beni kışkırtmasaydın hiçbir şey bu kadar kötü gitmeyecekti.Belki biz yine beraber olacaktık, birbirimize yarın başka bir yerde başka bir güneşe merhaba diyeceğiz diye mesajlar atmaya devam edecektik heyecanla.Mesela ben sana seninle ilgili söyleyemediğim şeyleri söylemeye başlayacaktım.Sabah uyandığımda seni görmekten ne kadar mutlu olduğumu söyleyecektim, sen uyurken seni saatlerce izlediğimi, sabah güneş ışığının gözüne vurmasından muhteşem bir keyif aldığımı, bir kova suyu tependen aşağı devirmeyi, sen yemek yaparken seni izlemeyi sevdiğimi.Söyleyemedim.İster aptallık de ister gurur.
Günlerce aradığımız filmleri izlemeyi özledim seninle.Pamuk prensesin hikayesini kara köpekler havlarkenmiş filmin adı diye heyecanla birbirimize anlatmamızı hatırlıyorum.Yanlış şeyi araştırdığımızı öğrenince çok gülmüştüm.Bir akşam üstü yalvarmıştım sana yürüyüşe çıkalım diye.Kampüse yürümeye gitmiştik.İleride bir gölet varmış biliyor musun diye sürüklemiştim seni de.O an annemle babam yerime koymuştum senle beni.Mutlu olmuştum işte.Seninle ilgili bu kadar basit birşey bile beni mutlu etmeye yetiyordu.
Bu yazıyı yazmamak için çok tuttum kendimi biliyor musun? Aslında dosyalarımın içinde bunun benzeri olan onlarca yazı var.Ama kendime bile itiraf edemedim.Yazdım, sanki yazınca seninle özlem gidermişim gibi sildim.Asla değmediğini, değmeyeceğini biliyorum.Şuan bunları yazıyor olmak kendimce bir yenilgi benim için.Ben o şehri seninle sevmiştim.Şimdi nerde o şehrimizin ismini duysam tüylerim diken diken oluyor.Kaçabildiğim kadar uzağa kaçıyorum.Takvim şarkısını ne zaman dinlesem, o şarkıyı bana dinlettiğin yol aklıma geliyor.Anlattıkların aklıma geliyor.Ben seni özledikçe onu dinliyorum.
Sanki kemiklerimi kırıyorlar, tenime iğneler saplıyorlar, beynim yerinden çıkacak gibi oluyor.
Tenim kokunu unutmaya başladı biliyor musun? Ve ben çok özledim.Kelepçeyi hiç çıkarmıyorum hala.Neden diye sorma.Sen görmesen de bilmesen de o hep boynumda.Fatmagülün suçu neyi izlemiyorum..Ordaki çocuğu görünce sen karşımdaymışsın gibi oluyor.Sanki benimle konuşuyormuşsun gibi hissediyorum.Beraber dinlediğimiz şarkıları hiç dinlemiyorum.Seni hatırlamamak için. Kafamı dağıtmaya çalışıyorum sürekli..Köpek gibi özledim herşeyi, dinlediğim her şarkıda seni hatırlıyorum, gördüğüm her yüzü sana benzetiyorum, parmakları uzun ve renkli gözlü insanlarla konuşmuyorum hiç seni hatırlamamak için, makarna yemiyorum domatesli kaşarlı... Her defasında hayatımı bombok etmene alışmaya çalışıyorum.Arada rüyalarıma girmene alışıyorum.
Bazen ses tonunu hatırlamak istiyorum.Sonra bir ürperti geliyor içime.Senin o an başka bir tende demleniyor olduğunu düşünmek, önce canımı yakıyor,böyle içimde bir şey cız ediyor, sonra o düşünce normal gelmeye başlıyor, sonra aptallığıma yanıyorum, ilişkinizi yiyim sizin diyorum kendi kendime, geçiyor.Sonra seni düşünmeye korkuyorum, bana hırsızlık hissi yaşatıyor.Başka hayatların kahramanı diyorum, susuyorum.Tanımadığım numaralardan gelen msjlara cevap veriyorum sen olduğunu bilerek.NE yaptığımı hiç tanımadığım birine anlatıyorum, sorulanlara cevap veriyorum.Ama hep güçlü görünmeye çalışıyorum.
Çok kızıyorum kendime, sana.Hiçbir şeyin yasını tutamamış birine nasıl değer verdin diye kızıyorum.En azından bekleseydin, seni kötü hatırlamasaydım diyorum.Kendi kendime.Niye gözümde bu kadar küçülmek için çaba sarf ettin ki.Her zamanki yaptığın şeyleri yaptın.Herşeyi bu kadar basite indirgemene alışamadım.Ben kimseye bakamadım, hiçbir şey yapamadım, eğlenmeye çalıştım, olmadı.Gece yastığa başımı koyduğumda, gözlerimi kapamaya korktum hep.Kimi sabahlar seninle uyandım sandım.Aptal liseli kızlar gibi ağlayıp iki demet bir serdar şarkısıyla ayağa kalktım.
Ben herşeyi açıkça yazamıyorum yine.Gururumu atamadım hala çöpe.Sen şimdi karşımda olsaydın açıkça söyle anlamıyorum diyecektin ben de utanıyorum diyecektim sen söyle diye ısrar edecektin ve biz kavga edecektik.
Şimdi ben yine söyleyemiyorum, sen de anlamıyorsun, senden utanıyorum söyleyemiyorum,kavga ediyoruz ya sil bunların hepsini aklından şimdi.Sen duymak istiyorsun, ben utanarak da olsa söylüyorum.Saklamadan,utanmadan,o an hissettiğim gibi.Mutlu bir son yazıyorum bu kez.
***
Şimdi sen her ne kadar bunları okuyamasan da ben okumuşsun gibi yapacağım.Sana en sevdiğim serdar şarkısını yollayacağım.Seninle ilgili yazdığım ilk ve son yazı olacak bu.Belki de ancak böyle huzur bulacağım.
Aslında ben bugün çok garip birşey yazacaktım.Taslağını oluşturdum gece dışarı çıkmadan önce.Ama şuan eve geldim ve vazgeçtim, gereksiz buldum bir an.Kafamda bir sürü cümle uçuşmaya başladı,onlar tepemde çember çizerek uçarken en kötülerini çektim aldım aşağıya.Sonra tekrar düşündüm.Gereksiz geldi.Sustum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




